
Oldu işte.
Hep rüzgarın önüme kattığı
dört bir yana dağılmış en değerli
kağıt parçacıklarımı kovalarcasına kovaladığım
"ebe tura bir ki üç" eşliğinde
zamanı durdurmak isteyip
günlerce gün saydığım günler
sıradan bir pazartesi sabahı kapıyı tık tıklatan
postacı misali geldi buyurdu kapımdan içeri.
O mu girdi ben mi çıktım kapıdan
ne olduğunu anlamadan kendimi buldum
bu kutupayısı duvarların arasında.
Beni tatmin eden hep bir hayale yaklaşmanın
ramak kala'nın, erişince de başardım'ın ta kendisiymiş.
Bir adam.
Bir köpek.
Sevgili.
Arkadaş.
Birbirimizi yedik yemek niyetine gün aşırı.
Yoruluverdik midemiz doldu taştı.
Rejime girdik şimdi.
İşteş diyetisyenler ve otokontrol eşliğinde.
Benimsiyorum yavaş yavaş.
Su birden kaynayamıyor yüz derecede.
Önce ılıştırıyoruz..
sonra kabarcıklar
sonra fokur fokur..
Saturday, September 26, 2009
pazartesi
Gönderen rainyface zaman: 4:43 AM
Etiketler: pazartesi, peneje, tugba karatop
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

0 yorum:
Post a Comment