
Markette-
-Meyveli yoğurt arıyorum, ne taraftalar acaba ?
-En arkaya bakmanız gerekiyor.
-Hans,aptal,istemiyor ben!
-Nida,babama söylerim,Belçikaya geri gönderir seni.
-Neye bakmıştın sen?
-Meyveli yoğurt arıyorum.
-Arkada onlar,
(Dört bir yandan Almancı konuşmaları yükselmekte,arka tarafa gidilir ama kimse yoktur)
Hmmm tatlı reyonu,demek tartılarak alınıyor..
Saydam,yeşil,pembe uçuk renklerde kocaman yapraklar da reyonda.
Tatlıların na oldugunu kestirmeye çalışıyorum ama bulamıyorum.Dışı pembe,üzüm salkımı dokusunda,şeffaf,jole bir tatlı.önünde çikolatalı pastalar,spatulayla oynuyorum.Almancı görevli yaklaşıyor..
-Yardımcı olabilir miyim?
-Şunlar nedir ? (Yaprakları göstererek)
-Okaliptüs lokumu..
-Ya şu şeffaf,pembe,jole gibi olan ?
-Kivili kambuçya tatlısı
(Kambuçya?)
-(Çikolatalalıyı götererek) Siz bu pastayı yemeye mi çalıştınız?
-Hayır,o nereden çıktı?
-Şekli bozulmuş belli..
-Hayır,spatulayla dokundum sadece , bakın digerlerine dokununca da aynısı olabiliyor.
Çalışanlar aralarında konuşuyorlar..Marketi o kadar seviyorum ki(!) orada kalmaya karar veriyorum.Sınav sonuçları açıklanmak üzere..Kasiyer önce google'dan kazandığını öğreniyor.Daha sonrasonucu bildiği halde gelen zarfla teyit etmek istiyor ama yine de ağzıyla gerilim müzikleri yapıyor..
-Dırı nım , dırım,dırınım, dırım dırım dı..
Ay bakamayacağım.. Ve birden kağıdı çekiyor..
-Olllleeeey !!
Ve bir kasiyerimiz daha üniversiteli oldu,hayırlı uğurlu olsun..
Nida va Hans yine içeride,atışmaktalar..Nida bana dönüp bir şeyler saçmalıyor ve soyunmaya başlıyor marketin içinde..Bir göğsü diğerinin üç katı..Çaresizim ve korkuyorum.Hayır bakamayacağım midem bulanıyor..Kuzeni tartışmayı bırakıp kahkahalarla gülüyor.Nida benimle sevişmek niyetinde,aman tanrım!
Burası çok anormal derhal marketten çıkmalıyım! 2 haftadır bu tuhaf yere katlanıyorum.İlginç içerikli tatlılar,Google'la ÖSS kazananlar,birden bire soyunmaya başlayanlar,almancı aksanları..
Bütün bunlara rağen hala elime 1 kutu dahi meyveli yoğurt alabilmiş değiliim..Çılgınlık!
Evet dahası geliyor,markette çalışan çocuklar birer birer afallıyorlar..
-Tanrım!Hayatımda gördüğüm en güzel kız!
Kafamı çeviriyorum,yan tarafta bana doğru gelen boylu poslu, muhtemel Rus mankenler..
Erkekler gözden kaybolduğu an soyunup, çekimin ne kadar yorucu olduğunu anlatmaya başlıyorlar..
İye de ne işleri var ki markette???
Etraftaki almancı kadınlar birer birer kızları süzüyorlar,ben de dahil..
-Ay poposuna bak çatlakları var!
-Aman göbeği çıkmış baksana.. vs vs ..
Bütün insanlar çıldırmış,bir an önce marketten çıkıp nefes almalıyım.Ama o da ne,susamaya başlıyorum,deli gibi..Uyanıyorum ve markette değil Berna'nın yatağındayım..Rüyam saati önden kovalıyormuş demek , henüz yeni sabah olmuş,kahvaltı vakti bile değil..
Vazgeçtim meyveli yoğurttan..Su istiyorum !!
Monday, September 17, 2007
Meyveli yoğurt uğruna..
Wednesday, September 05, 2007
GOOGLESSNESS

Think about an unimaginable size of library that is squeezed in just one page,only one..You don't have to search the thing you want for hours among the encyclopedias,neither you do need to turn thousands of dusty,irrelevant pages..All you need is to type what you want and one click..
If we heard such definition or advertisement not more than 10 years ago,all we'd do nothing but laugh..
"If it wasn't for the google what would we do ?" I am sure all of you have asked yourself such question if you know how to thank in your regular life..
Founded by Larry Page and Sergey Bin on 1998,Google has 13,748 full-time employees (as of June 30, 2007). Its mission statement is, "to organize the world's information and make it universally accessible and useful.
Isn't it incredible that millions of people click the same site everyday.Almost all of your main page is google ,there is not a day we live without it.How can a thing be such an indispensable part of our lives ?
Whenever you need a contact address,a different place to eat (you may want to see the pics),a flight/hotel reservation,a movie to see,weather forecast,maps and everything,there is one thing in mind, GOOGLE.It is even accepted as a word in contemporary dictionaries now..
Besides the main page there are other alternatives of google such as google books:where you can search and read books online, google maps:where you can search maps,google earth-my favourite-where you can even see the super market or pharmacy on the other side of the world,google analytics:where you can analyze the visitors and sources that visited your website ,google images,google video,google talk..
So,while you are reading this i can go to my analytics and see where you are from,what language you speak,how you found my blog,how long you stayed,what browser you use etc..
Be careful I may knock your door and say "boo" in any approaching moment..
image illustrated by me..
Gönderen rainyface zaman: 5:09 AM 0 yorum
Etiketler: dictionary, google, librarygooglelessness, tugba karatop
Monday, September 03, 2007
FRANZ FERDINAND ROPORTAJI
in ENGLISH : you can find the video over there.. TÜRKÇE alt yazılı röportaj videosu için
http://www.cnnturk.com/VIDEO/index.asp?pn=1&prid=843
Nick McCharty:
Paul Thomson:
Nick McCharty:
Nick McCharty:
Paul Thomson:
Paul Thomson:
Nick McCharty:
Paul Thomson:Yeni bir şeyleri istediğimiz kadar yazıp yaratmak fırsatımız olamayabiliyor.
Nick McCharty:
Nick McCharty:
Paul Thomson:
Nick McCharty:
Paul Thomson:
Nick McCharty:
Paul Thomson:
Tuğba Karatop:TÜRK MÜZİKLERİ HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYORSUNUZ , DİNLEME FIRSATINIZ OLDU MU ?
Paul Thomson:
Nick McCharty:
Tuğba Karatop:BU GECE BURADA SAHNE ALACAĞINIZ İÇİN NELER HİSSEDİYORSUNUZ ?
Nick McCharty:
Paul Thomson:Geçen ay Glasgow'da sokakta 100 kişinin önünde çaldık. 6 ay içerisinde en son o zaman çalmıştık.
Tuğba Karatop:SON OLARAK,TÜRK HAYRANLARINIZA BİR MESAJINIZ VAR MI ?
Paul Thomson:
Nick McCharty:
Gönderen rainyface zaman: 2:18 AM 0 yorum
Etiketler: franz ferdinand, interview, musicians, nick mccharty, paul thomson, röportaj, tugba karatop
